Uzayda Tehlike Anı: Astronotlar Acil Durum Prosedürünü Uyguladı

Uzayda Tehlike Anı: Astronotlar Acil Durum Prosedürünü Uyguladı

6 Haziran 2026 tarihinde, Uluslararası Uzay İstasyonu’nun (ISS) Rus segmentinde meydana gelen hava sızıntısının ani bir şekilde artması, NASA’yı acil bir tahliye kararına sevk etti. Uzayda bulunan astronotlar, SpaceX Crew Dragon kapsülüne sığınarak güvenli bir bölgeye geçiş yaptı. Rus kozmonotlar, yaşanan sızıntıyı kontrol altına almak için acil bir yama müdahalesi gerçekleştirdi; ancak bu durum, uzay istasyonunun 2032’ye kadar uzatılması planlarını tehlikeye soktu.

2019’dan beri var olan sorunlar, ISS’in Zvezda Servis Modülü ile Rus Progress kargo gemisinin birleştiği PrK transfer tünelinde yaşandı. Tüneldeki mikro çatlaklar ve hava sızıntıları, uzun süredir gündemdeydi. Normal şartlar altında Zvezda modülüne açılan kapak, Progress gemisi kenetlenmediği sürece kapalı tutuluyordu. Ancak 5 Haziran’da sızıntının miktarı kritik bir seviyeye ulaşarak istasyonda acil durum alarmının verilmesine neden oldu. NASA, kamuoyuna yaptığı açıklamalarda durumu güvenli olarak tanımlasa da, iç yazışmalarında sızıntıları “en yüksek risk grubu” olarak değerlendirdi.

Acil durum alarmı sonrası NASA, istasyondaki mürettebata “güvenli liman” prosedürünü uyguladı. SpaceX Crew-12 ekibinden Jessica Meir, Jack Hathaway, Sophie Adenot ve Andrey Fedyaev ile birlikte Soyuz MS-28 ile ISS’e gelen NASA astronotu Chris Williams, uzay kıyafetlerini giyerek Crew Dragon kapsülüne yöneldi. Eğer onarımlar başarısız olsaydı, mürettebat tamamen istasyonu terk ederek Dünya’ya dönmek zorunda kalacaktı. Neyse ki, Roscosmos kozmonotlarının sızıntı noktalarına uyguladığı acil yapısal yamanın başarılı olmasıyla birlikte veriler güvenli seviyelere geri döndü ve NASA güvenli liman prosedürünü sonlandırarak astronotların rutin bilimsel çalışmalara dönmesine izin verdi.

Ancak bu kriz, ISS’in ömrünü 2032’ye kadar uzatma hedefleri olan NASA ve ABD Kongresi için ciddi bir tehdit oluşturuyor. Uzatma planının amacı, özel sektörün ticari uzay istasyonlarını devreye alabilmesi için zaman kazanmak. Ancak Rus segmentindeki yapısal sorunlar, istasyonun 2030 sonrasında güvenle işletilip işletilemeyeceği konusundaki endişeleri artırıyor. Roscosmos, ISS ortaklığından ayrılarak kendi bağımsız istasyonunu kurmayı hedefliyor. PrK modülündeki kronik sorunlar, bu hedefi daha da teşvik ediyor. Orijinal plana göre, istasyonun 2030 sonunda kontrollü bir şekilde yörüngeden çıkarılarak Pasifik Okyanusu’na düşürülmesi düşünülmekteydi. Ancak yaşanan kriz, bu tarihin öne çekilme ihtimalini güçlendiriyor.

Author: Burak Koç