Doncaster’lı 28 yaşında üç çocuk annesi Chelsea, o sabah uyandığında sağ gözüyle hiçbir şey göremiyordu. Chelsea, Metro.co.uk’e o anları “Tam bir karanlıktı, panikledim. ‘Ya kör oluyorsam? Ya çocuklarımın büyüdüğünü göremeyeceksem?’ diye düşündüm” sözleri ile anlattı.
Ancak o sabah yaşadığı görme kaybı, eşi Connor ile ağustosta evlendikten sonra hızla kötüleşen sağlık sorunlarının sadece başlangıcıydı. Şimdi tüm bu yıpratıcı sürece neden olan hastalığının ne olduğunu biliyor ama hastalığına teşhis koyulana kadar çok kötü zamanlar geçirdi.
10 YILDIR SÜREKLİ DOKTORA GİDİYORDU
Chelsea, aslında o güne kadar kas zayıflığı ve ağrılarıyla ilgili hep sorun yaşıyordu. Yaklaşık 10 yıldır sürekli aile hekimine ve acile gidip gelmişti ama yaşadığı en kötü belirti düğününden birkaç gün sonra başlamıştı.
O sabah yataktan kalktığında sağ güzünde görme kaybı yaşadı ve hemen hastaneye kaldırıldı ama doktorlar bunun viral bir enfeksiyon olabileceğini söyleyip onu eve gönderdiler.
Ancak ertesi gün durum daha da kötüleşti çünkü uyandığında diğer gözü de bulanıklaşmaya başlamıştı.
MS’TEN ŞÜPHELENDİLER
“Daha fazla test ve tarama için tekrar hastaneye gittim. Sağ gözümde tamamen görme kaybı vardı ama kimse bunun ne olduğunu bilmiyordu.” diyen Chelsea’ye doktorlar MS (Multipl Skleroz) şüphesiyle, güçlü ilaçlar verdi ve ileri tetkikler için beklemeye başladı. Ancak o noktada neredeyse hiç hareket edemiyordu.

ŞİMŞEK ÇAKMASI GİBİ BİR BAŞ AĞRISI İLE SARSILDI
Chelsea’nin durumu her geçen gün biraz daha kötüye gidiyordu. Sürekli bir baş ağrısı vardı ve buna dayanamıyordu. Sol gözü çok daha kötüleşti. Çocuklarına mutfakta öğle yemeği hazırlarken aniden şimşek çakması gibi bir baş ağrısıyla sarsıldı ve yere yığıldı.
Beş yaşındaki çocuğundan telefonu uzatmasını isteyerek yardım çağırmak için eşi Connor’ı aramaya çalıştı; ararken acı içinde çığlık atıyordu. Ambulans geldiğinde, araca yürüyerek binemeyecek kadar dengesini kaybetmişti. Her adımda yere düşüyordu.

TÜM BEDENİMİN BENİ TERK ETTİĞİNİ HİSSEDİYORDUM
Chelsea, “Tuvalete gitme yetimi de kaybettim, bu yüzden 28 yaşında sonda takılmak zorunda kaldı. Yataktan kalkamıyordum çünkü düşme riski taşıdığım için hareketim kısıtlanmıştı. Tüm bedenimin beni terk ettiğini hissediyordum.”
Hastalığın semptomları ile yaşamak ve baş etmek çok zordu, ancak ne olduğunu anlamadan geçen dört haftanın ardından doktorlar sonunda Chelsea’ye bir teşhis koydu: Fonksiyonel nörolojik bozukluk.
Bu karmaşık durum, beynin vücuda sinyal gönderme ve alma şeklini etkileyerek kas spazmlarından hafıza sorunlarına kadar uzanan çeşitli belirtilere yol açıyor.