Türkiye’nin ikinci en büyük 500 sanayi kuruluşu açıklandı

Img

İstanbul Sanayi Odası (İSO), büyük ölçekli işletmelerin ardından orta ve küçük ölçekli şirketlerin durumunu yansıtan 2025 yılı “Türkiye’nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu (İSO İkinci 500)” araştırmasının sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı.

LİSTENİN ZİRVESİNDE KİMLER VAR?

Üretimden elde edilen satış gelirleri dikkate alınarak hazırlanan 2025 listesinde birinci sırayı 5 milyar 317 milyon liralık tutarla Teksan Jeneratör Elektrik San. ve Tic. A.Ş. elde etti.

Söz konusu firma, bir önceki yıl açıklanan ana İSO 500 listesinde 496. basamakta bulunuyordu. Zirvenin ikinci sırasında 5 milyar 308 milyon liralık satış hacmiyle Norm Salihli Vida ve Cıvata Makine San. ve Tic. A.Ş. yer alırken, Biska Tekstil San. ve Tic. A.Ş. 5 milyar 306 milyon lira ile üçüncü sıraya yerleşti. Raporlanan dönemde listeye giriş bandı 2 milyar 220 milyon TL ile 5 milyar 317 milyon TL arasında şekillendi. Ayrıca sıralamaya bu yıl 69 yeni firma dahil olurken, 26 kuruluş ana listeden ikinci listeye geriledi. Toplamda 405 şirket ise son iki yıldır aynı listede kalmayı başardı.

BÜYÜMEDE REEL ARTIŞ SIFIRA YAKLAŞTI

Araştırmanın ana kriteri olan üretimden satışlar, 2024’teki 1 trilyon 393 milyar liralık seviyesinden yüzde 25,7’lik nominal yükselişle 2025’te 1 trilyon 750 milyar liraya ulaştı. Ancak bu büyüme, yüzde 25,4 seviyesindeki Yurt İçi Üretici Fiyatları Endeksi (Yİ-ÜFE) kullanılarak enflasyondan arındırıldığında, reel artışın sadece binde 2 seviyesinde kaldığı tespit edildi. Bu cılız oran, geride bırakılan 2022, 2023 ve 2024 yıllarındaki reel daralmaların ardından çok sınırlı bir toparlanmaya işaret etse de 2020’den bu yana görülen en düşük artış ivmesi olarak kayıtlara geçti.

İHRACATTA KAN KAYBI: KÜRESEL PAZAR DARALIYOR

Türkiye’nin genel ihracatı 2025 yılında yüzde 4,4, ana sanayi ürünleri ihracatı ise yüzde 4,5 artış gösterirken; İSO İkinci 500 listesindeki şirketler küresel rekabette geriye düştü. Bu gruptaki işletmelerin dış satımı yüzde 0,3 oranında azalarak 15,9 milyar dolar bandını aşamadı. Yaşanan bu düşüşle birlikte, İkinci 500 grubunun Türkiye sanayi ihracatındaki toplam payı 0,3 puanlık kayıpla yüzde 6’ya geriledi.

KARLILIK DÜŞTÜ, ZARAR EDEN ŞİRKET SAYISI YÜKSELDİ

Yüksek faiz oranları ve zayıflayan iç talep, sanayicinin bilançolarında kendini net bir şekilde gösterdi. Şirketlerin faaliyet kârı yüzde 35,4’lük artışla 118 milyar liradan 160 milyar liraya, vergi öncesi kârı ise yüzde 34 artışla 34 milyar liradan 46 milyar liraya ulaştı.

Faiz, Amortisman ve Vergi Öncesi Kâr (FAVÖK) toplamı da yüzde 28,8 artarak 264 milyar lira olarak ölçüldü. Ancak kaydedilen bu nominal artışlara rağmen kârlılık oranları (faaliyet kârlılığı yüzde 7,7; vergi öncesi kârlılık yüzde 2,2; FAVÖK karlılığı yüzde 12,8) son 10 yıllık tarihi ortalamaların çok altında kaldı. Vergi öncesi dönemde zarar ettiğini bildiren şirket sayısı 155 olurken, bu rakam 2008 küresel kriz yılından bu yana görülen en yüksek ikinci seviye olarak dikkat çekti. İşletmelerin net kambiyo zararı ise 4 kat artarak 26 milyar TL’ye fırladı.

KAZANCIN YÜZDE 87’Sİ FAİZE VE FİNANSMANA GİTTİ

Sanayi kuruluşlarının bilançolarındaki en büyük kambur finansman giderleri olmaya devam etti. İkinci 500 listesindeki şirketlerin finansman harcamaları yüzde 45,2 oranında tırmanarak 138 milyar liraya ulaştı. Toplam 160 milyar liralık faaliyet kârı düşünüldüğünde, firmaların kendi ana faaliyetlerinden elde ettikleri kârın yüzde 86,7’sini faiz ve finansman maliyetlerine ödediği ortaya çıktı. Geçmiş 10 yılın ortalamasının yüzde 47,3 olduğu bu oran, sanayide borç yükünün geldiği tehlikeli aşamayı kanıtladı.

ŞİRKETLERİN BORÇLULUK ORANI ÖZKAYNAKLARI AŞTI

Aktif toplamının yüzde 29,9 büyüdüğü 2025 yılında, pasif taraftaki özkaynaklarda yaşanan artış yüzde 13,3’te kalırken toplam borçlar yüzde 50,2 oranında devasa bir büyüme kaydetti. Bu tablonun sonucunda borçların aktifler içindeki payı 7 puanlık sıçramayla yüzde 51,8’e çıkarken, özkaynakların payı yüzde 48,2’ye geriledi. Mali borçlardaki yüzde 52,1’lik tırmanış, kârlılığı düşen şirketlerin nakit akışını sağlamak ve günü kurtarmak için daha fazla dış kaynağa ve krediye sarıldığını gösterdi.

İSTİHDAM ERİDİ, AR-GE YATIRIMLARI HIZ KESTİ

Şirketlerin yaşadığı finansal daralma doğrudan iş gücüne yansıdı ve 2025 yılında listedeki işletmelerin toplam istihdamı yüzde 2,2 azalarak 285 bin kişiye düştü. İstihdam daralırken, tam istihkak üzerinden kişi başına ödenen brüt maaş ve ücretlerdeki artışın yüzde 40,4 olduğu hesaplandı.

Devlete sıfır faizle borç vermek anlamına gelen ve sanayicinin işletme sermayesini eriten devreden Katma Değer Vergisi (KDV) alacakları yüzde 25,2 artışla 22 milyar TL’ye yükseldi. Diğer yandan Araştırma ve Geliştirme (AR-GE) faaliyeti yürüten firma sayısı 238’den 229’a inerken, bu alana ayrılan toplam 10 milyar liralık bütçenin üretimden satışlara oranı yüzde 0,62’den yüzde 0,57’ye geriledi.

SEKTÖREL VE BÖLGESEL DAĞILIMDA SON DURUM

İSO İkinci 500 şirketlerinin bölgesel dağılımında, İstanbul Sanayi Odası (İSO) üye sayısını 9 artırarak 144 firmayla başı çekti. İstanbul’u sırasıyla 36 şirketle Ege Bölgesi Sanayi Odası, 34 şirketle Kocaeli, 33 şirketle Gaziantep ve 23 şirketle Bursa izledi. Sektörel kırılıma bakıldığında ise ilk sırada 107 firmayla gıda ürünleri sanayisi yer aldı. Gıda sektörünü 76 firmayla kimyasal/plastik ürünleri, 70 firmayla ana metal/makine imalatı ve 56 firmayla tekstil ürünleri takip etti. Geleneksel emek-yoğun yapısıyla bilinen tekstil sektörünün üretimden satışlar içindeki payının 2,1 puan azalması dikkat çeken detaylar arasında yer aldı.

İSO BAŞKANI BAHÇIVAN: FİNANSMAN YÜKÜ SANAYİCİYİ EZİYOR

İstanbul Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, İkinci 500 araştırmasının sonuçlarına ilişkin yaptığı detaylı değerlendirmede, sanayicinin sırtındaki en ağır yükün finansman maliyetleri olduğunu vurguladı.

Bahçıvan, faaliyet kârının yüzde 87’sinin doğrudan finansmana gitmesinin üreticinin üzerindeki acımasız ekonomik baskıyı açıkça gösterdiğini belirterek; daralan dış talep, zayıflayan iç piyasa ve yüksek faiz ortamının sanayiyi derinden sarstığını anlattı. Üretim gücünün korunması, istihdamın sürdürülmesi ve teknolojik dönüşümün sağlanması adına acil ve kalıcı çözümlere ihtiyaç duyulduğunu ifade eden Bahçıvan, şirketlerin finansman ihtiyacını gidermek için ekonomi yönetiminden sanayiyi destekleyecek güçlü, somut ve yapısal bir finansman teşvik paketi beklediklerini dile getirdi.

yok

Author: Burak Koç